BugünBugece Röportajı

Müzik piyasasını bir çember gibi düşünürsek yıllarca onun etrafında dolaşmış ve yıllar yıllar sonra çemberin içine girmeye cesaret etmiş bir adam Burak Buyruk. Nedenlerini, nasıllarını, zamanlamasını, ruhaniyetini, kısacası onun 5n 1k’sını öğrendiğimiz bir röportaj gerçekleştirdik. Buyurun, biraz Burak Buyruk’u tanıyalım…

Burak Buyruk Fotoğraf: Uğur Demiröz


Yıllardır müzik piyasasının içindesin. Albüm çıkartmak için bu kadar süre beklemenin özel bir sebebi var mı?

Uzaydan dünyaya atılmış ve dünya düzenine adapte olmaya çalışan biri gibi hissettim hep kendimi. Geriye dönüp baktığımda sanki uzun yıllar benim adapte olmaya çalışmamla geçmiş gibi. Çevre oluşturabilmek, ardından o çevre içinde doğru kişilerle bir araya gelebilmek ve bir araya gelmeyi başarabildiğim kişilerle de şarkılarımı sunulacak boyutta üretebilmek yıllar aldı. Belki yalnızlığa meyilli ruh halim, belki de başta dediğim o adaptasyon ihtiyacı albümün çıkışının tarihini belirlemiş olabilir diye düşünüyorum…

Yurt dışında yaşayıp sahne almak sana ne tür deneyimler kazandırdı?

Dünyanın en kozmopolit birkaç şehrinden birinde Londra’da yaşadım. 25 yaşında başlayan ve iki sene süren bu deneyim sayesinde tek bir ülkenin vatandaşı olmaktan çıkıp dünya vatandaşı olabildiğime inanıyorum. En azından kültürel anlamda…
Dünyanın birçok ülkesinden gelmiş insanlara dünyaca ünlü şarkıları çalarak hem eğlenip hem de geçimime katkı sağlıyordum. Hayatta verdiğim en doğru birkaç karardan biridir. Zaten her daim Britanya ve Kuzey Avrupa’dan çıkan müzikleri sevdiğimden o yaşta benim için en doğru yerdi.

Teknolojinin gelişmesiyle hayatımız tamamen dijitale döndü. Bu durum sence müzik piyasasını nasıl etkiliyor? 

Ben özgürlükçü biriyim. Dolayısıyla sanatçıların insanlarla buluşması adına faydalı bir gelişme. Ancak bu işi üret, sat şeklinde yürütmeye alışmış olanlar yani eski dönemden gelenler için kabullenmesi oldukça zor bir gelişme. Çünkü satmaya gerek olmadan da insanlar senin müziğinle buluşabiliyor. Bu yöntemle, artık satış olmaması nedeniyle sanatçının hayatına sadece sanatıyla devam etmesi için gerekli olan para kazanılamıyor. Talep yaratabilmek ve bu talep sayesinde konserlerle insanlara ulaşabilmek sanatçının hayatını devam ettirebileceği maddi kaynağı sağlayabiliyor. Ancak o noktaya gelebilmek için yani talep yaratabilmek için de ayrı bir tanıtım çalışması gerekiyor. Yani yeni dönemin kendine göre zorlukları tabii ki var. Mesela iyiyle kötü çok kolay birbirine karışıyor ya da dijitalin verdiği imkan nedeniyle kötüler iyileri perdeleyebiliyor. Kötüleri çok sık gördükçe insanlar iyilere işlerinin daha ne olduğuna bile bakmadan ön yargıyla yaklaşabiliyorlar. Ancak yine de güzellikleri oldukça çok olan bir dönem dijital dönem.

Bir röportajında huzurlu olgunluk mertebesi gibi bir cümlen var. Aynı zamanda, duygusal bir ukalanın iç hesaplaşmaları diye albüm tanıtımında belirtiyorsun. Tam olarak ne anlatmak istiyorsun? Nasıl bir iç hesaplaşma bu?

Geçmişte, olan bitene direnme, kabullenmeme, geleni yaşamama, gelecek endişesi, geçmişten gelen kendimi suçlamalar gibi birçok huzursuz ve olgunlaşmamış ruh halleriyle sürüklenerek geldim bu yaşa. Bir buçuk sene kadar önce yaşadığım bir iki tecrübeyle adına huzurlu olgunluk mertebesi dediğim seviyeye ulaştığıma inanıyorum. Bu ruh halinden çok memnunum. Tavsiye ederim. 🙂

Duygusal bir ukalanın iç hesaplaşmaları söylemimi pek açmayı tercih etmiyorum. Çünkü bu söylemi duyan insanı anladığıyla baş başa bırakmayı tercih ederim. Ancak şunu söyleyebilirim ki söylemin iç hesaplaşmalar kısmı her insanın iç dünyasıyla ilgili. Söylemi belki ileride açmak isteyebilirim. O ana kadar ne anlıyorsanız o. 🙂

Burak Buyruk
Burak Buyruk Fotoğraf: Onur Doğan

Şarkılarının sözleri aşk üzerine kurulu. Albümde aşkın hangi hallerini dinleyiciye aktarıyorsun?

Aslında sadece aşk üzerine kurulu diyemeyiz. Türk pop müziği ve ağlak rock şarkılarına da aşk şarkısı deniyorsa benim şarkılarıma aşk üzerine kurulu denmesini haksızlık olarak görürüm. Ama aşk üzerinden kurulu diyebiliriz. Murat Beşer’in de Cumhuriyet’te albümümle ilgili yazdığı değerlendirme yazısında da çok güzel belirttiği gibi yazdığım şarkılar insanla ilgili çok temel duyguları anlatıyor. Beklentiler, hayaller, yabancılaşma, umutsuzluk, vazgeçiş, inanç, isyan, tutku, kaybolmuşluk vb. Albümde aşkın beklenti hali, hiç sahip olamamış olma hali, kaybetmiş olma hali, tutkulu olması hali gibi halleri mevcut…

Neden konservatuar değil de sosyoloji okumaya karar verdin?

Sanatta eğitime inanmayanlardanım. Alaylı olma hali bana oldukça cazip gelmiştir hep. İhtiyacın olan birtakım teknik bilgileri edindikten sonra gerisi, eğer sende varsa, senin yeteneğini ve kendine has özelliklerini işleyerek oluşur. Eğitim kurumlarında bir arıza olarak nitelendirilecek bir özellik senin müzik kariyerinin çok parlak olmasına neden olabilir. Sosyoloji oldukça güzel bir bölüm. Sanatımla paralel olabilecek bir bölüm okumak istedim, onu besleyecek bir bölüm. Öyle de oldu.

Burak Buyruk
Burak Buyruk Fotoğraf: Erşan Şahinbaş

Albüme dair bir klibin yayınlandı. Yakın zamanda başka gelişmeler var mı?

Bağımsız bir şekilde ilerlemeye çalışan bir sanatçıyım. O yüzden oldukça çetin şartlar altında bir şeyleri oluşturmaya çalıştığımı söyleyebilirim. Klip çekmek de bunlardan biri. İlk klibi Dönüş Yok’a çektik. Elde olan tanıtım imkanlarıyla sunmaya çalıştık ancak yeterli tanıtım gücü olmaması nedeniyle keşfedilmeyi bekleyen şarkılardan biri olarak YouTube’da varlığını sürdürüyor. Yalnızlık Abidesi şarkısına ikinci bir video çektik. Kurgu aşamasında. Yakında onu da sunmayı planlıyoruz.

Festival ve konser dönemleri başladı. Seni yakın zamanda dinleyebileceğimiz yerler olacak mı? 

Türkiye’de malum sebeplerden dolayı pek festival ya da etkinlik yok bu sene. Yazın gerçekleştirmek istediğimiz konser etkinlikleri var henüz tarihleri netleşmeyen. Ancak biz hazırlıklarımızı Eylül ayı itibariyle gerçekleştirmeye başlamak üzere yeni sezon için yapıyoruz.

Burak Buyruk ne yapar, ne yer, ne içer, nelerden hoşlanır? Son olarak biraz kendinden bahseder misin?

Mantıya, ıspanağa, haşlamaya bayılırım. 🙂 Boğa burcuyum. Dolayısıyla bir şey yemesem bile sık sık bir şeyler içmeye dair amansız bir dürtüyle yaşıyorum. Fotoğraf çekmek benim için en büyük hobi. Her boş zamanımda çıkar mutlaka fotoğraf çekerim. Düşsel Görüntü Avcısı diyorum kendime, avladığım düşsel görüntüleri de Instagram hesabımdan paylaşıyorum. Bol bol da hayal kurarım. Hayalleri gerçekleştirecek çalışma ortamını yakaladığımda da yorulmak nedir bilmem. Kendimden pek bahsetmesem daha iyi olur şimdilik. İleride tüm renkli ve güzel çamaşırlarım zaten dökülmeye başlar diye düşünüyorum…

Kaynak: http://www.bugunbugece.com/oku-bak/yazi/burak-buyruk-u-taniyalim

Röportaj: Ece Özden

http://www.burakbuyruk.com

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s